Taşıyıcı Annelik Nedir ve Süreci Nasıldır?

Taşıyıcı annelik ülkemizde yasalar tarafından engellenmiş bir süreçtir. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin, Kıbrıs veya Gürcistan’da taşıyıcı annelik hizmeti veren bir klinikle irtibata geçerek çocuk sahibi olması söz konusudur. Taşıyıcı annelik süreci boyunca çiftler, seçtikleri ülkedeki kliniği veya taşıyıcı anneyi en az 2 kere ziyaret ederler. Taşıyıcı annelik, çocuk sahibi olmak isteyen çiftin her ikisinin de tıbbi olarak çocuk yapmaya uygun olması veya birinin uygun olmaması durumunda gerçekleştirilebilir.

Tüp bebek tedavisi adı verilen yöntemde, anneden alınan yumurta, babadan alınan sperm ile döllenerek embriyo elde edilir ve bu embriyo taşıyıcı anneye yerleştirilir. Yapılan anlaşma gereği taşıyıcı anne hamileliğin başından sonuna kadar bebeği taşımakla yükümlüdür. Daha sonra taşıyıcı anne bebeği çifte teslim eder. Her ne kadar ülkemizde yasalar, bebeği doğuran kişiyi anne olarak kabul etse de, taşıyıcı annelik yöntemimde, hamile kalan ve bebeği taşıyan kişinin bebeğin genetiğinde bir katkısı yoktur. Bebeğin tüm genetik özellikleri tüp bebek yönteminde, anne ve babadan gelir. Bazı durumlarda ise yumurta veya sperm donasyonu ile farklı donörlerden yumurtanın veya spermin elde edilmesi de söz konusudur. Bu yönteme anne veya baba yeterli doğurganlık özelliklerine sahip olmadığı zamanlarda başvurulur.

Taşıyıcı annelik süreci hukuki alt yapısı olan bir süreçtir ve Gürcistan ila Kıbrıs’ta yasaldır. Yani kişilerin taşıyıcı anne sürecinde bebeklerini teslim alma – alamama gibi endişeleri olmaz. Yasalar gereği, bebek taşıyıcı anne hizmetine başvurmuş çifte teslim edilir. Bunun yanı sıra profesyonel bir klinikle çalışılması halinde aynı zamanda taşıyıcı anne olarak bilinçli kişilerle de çalışılır. Bu klinikler çiftlere sürecin başından sonuna kadar destek oldukları gibi, her adımdan onları haberdar ederler. Ayrıca kliniklerde sperm ve yumurta donasyonu da yapılmaktadır. Çiftler farklı özellikte kişilerin sperm veya yumurtalarını da seçerek bebek sahibi olabilirler.

Adım Adım Taşıyıcı Annelik Süreci

Taşıyıcı annelik ülkemizde henüz yasalar tarafından kabul görmüş bir süreç olmadığı için ülkemizde pek çok çift bu hizmeti almak için Gürcistan’daki veya Kıbrıs’taki kliniklerle görüşürler. Bu kliniklerin pek çok taşıyıcı anne ile iletişim halinde olduğunu ve onlarla çalıştığını söyleyebiliriz. Ayrıca klinikler pek çok sperm ve yumurta donasyonu kabul etmiş ve geniş bir yelpaze oluşturmuş kliniklerdir.

Kliniklerle iletişime geçtiğinizde görüntülü iletişim yolları aracılığıyla, klinik yetkilileri ile görüşerek detaylı bilgiler ediniyorsunuz ve karar vermeniz halinde Kıbrıs’a veya Gürcistan’a hareket ederek süreci başlatabiliyorsunuz.

Adım 1 – İletişim

Taşıyıcı anne hizmeti veren klinikle iletişime geçtiğinizde süreç boyunca atılacak adımların hemen hemen tümünden haberdar edilirsiniz. Buna hukuki süreçler de dahildir. Klinikte çalışan doktorlarınızdan sürecin nasıl gerçekleştirileceğine dair de detaylı bilgiler alırsınız. Ayrıca taşıyıcı anneler hakkında da bilgilendirilerek taşıyıcı annelik süreci hakkında kafanızdaki tüm soru işaretlerine cevaplar bulursunuz.

Adım 2 – Taşıyıcı Annenin Seçilmesi Süreci

Taşıyıcı anne seçimi belki de taşıyıcı annelik sürecinin en önemli adımlarından birisidir. Kıbrıs ve Gürcistan’da kalitesini ispat etmiş kliniklerin çalıştığı taşıyıcı annelerin, uzman psikologlar tarafından bu sürece hazır olup olmadığının denetlendiğinden emin olabilirsiniz. Klinikler taşıyıcı anne ile gerçek anne arasındaki bağın önemini bilerek kişileri seçmektedir.

Bu süreçte taşıyıcı anne ve hizmeti alan aile arasında taşıyıcı annelik sözleşmesi imzalanır. Bu noktadan sonra sürecin hukuki açıdan herhangi bir engel oluşturmayacak şekilde ilerleyeceğini söyleyebiliriz. Taşıyıcı anne seçimi klinklerin yönlendirmeleri ile çiftler tarafından gerçekleştirilir.

Adım 3: Yasal Süreç ve Sözleşmeler

Taşıyıcı anne sürecinde sonraki aşamalarda hayal kırıklıklarının önüne geçebilmek için sözleşme yapılmasının önemi büyüktür. Sözleşmesiz ve yasal dayanaksız bir şekilde bu sürecin geçirilmesi hüsranla sonuçlanabilir. Taşıyıcı annelik sürecinde ilk aşamada yapılan sözleşme her koşulda bebeğin aileye teslimini ve herhangi ek bir ücretin veya talebin oluşmamasını da sağlar.

Bu noktada profesyonel avukatlar ile çalışmanın önemi büyüktür. Gürcistan ve Kıbrıs’ta hizmet veren taşıyıcı anne kliniklerinin bu konularda alanında en iyi avukatlarla hizmet verdiklerini söyleyebiliriz. Avukatınızın, sizi aklınıza dahi gelmeyecek yasal olumsuzluklara karşı koruması bu süreçte ihtiyacınız olan en temel kriterdir. Bu adımda ayrıca ödeme seçenekleri ve ödeme zamanları hakkında da bilgilendirilirsiniz.

Adım 4 – Tıbbi Süreç

Tıbbi süreçte doktorlarınızın başarı oranı ve eğitimi büyük önem taşıyor. Mümkün olduğu kadar bu alanda ün yapmış doktorları tercih etmenizde fayda vardır. Taşıyıcı anne sürecinin bu aşamasında, tüp bebek yönteminde tercih edilen alt yönteme de karar verilir. Anne ve baba detaylı tetkiklerden geçirilerek sperm ve yumurta durumları değerlendirilir. Bu noktada anne eğer normal süreçle hamile kalabiliyorsa ve sağlıkla ilgili nedenlerden dolayı taşıyıcı anne hizmeti düşünüyorsa, embriyo anneden alınır. Babanın spermi yeterli doğurganlığı sağlayabilecek seviyedeyse bu durumda, sperm de babadan alınarak yumurta ile sperm döllenir ve sonuçta oluşan embriyo önceki adımda seçilen taşıyıcı anneye yerleştirilir.

Eğer anne veya babadan birisi yumurta veya sperm açısından yeterli doğurganlık kriterlerini sağlayamıyorsa bu durumda, bir donör seçilerek işleme devam etmek de söz konusudur. Gürcistan ve Kıbrıs’taki kaliteli klinklerde çiftlerin doktorlarla birden fazla dilde iletişim kurması da söz konusudur. Bu dillere İngilizce ve Rusça da dahildir.

Adım 5 – Yurtdışına Seyahat

Taşıyıcı annelik hizmeti konusunda karar almanızın ardından, işlemi yaptıracağınız kliniğe yolculuğunuz başlar. Bu noktada ön testlerinizi bulunduğunuz ülkede veya seyahat edeceğiniz ülkede gerçekleştirebilirsiniz. Bu tercihinize bağlı olarak Kıbrıs veya Gürcistan’da geçireceğiniz süreler değişim gösterecektir. Klinikler genelde adetin 2. gününde çiftlerin kliniğe gelmesini isterler. Bu durumda çiftler veya anne adayı yurtdışında toplamda 20 güne yakın bir süre geçirmelidir. Gerekli tetkikler yapılarak embriyo oluşturma işlemi ve taşıyıcı anne içerisine bu embriyonun yerleştirilmesi işlemleri tamamlanır. Anne adayı testleri bulunduğu ülkede yaptırmak isterse, bu süreç bir hafta ile iki hafta arasında bir süre arasında da değişim gösterebilir. Daha sonra çiftler ülkelerine geri dönebilirler. Çiftlerin ülkelerine dönemlerinin ardından, taşıyıcı anne bakım ve kontrolü klinik tarafından gerçekleştirilir. Çiftler dilerlerse bu ara süreçte tekrar kliniği ve taşıyıcı anneyi ziyaret edebilirler. Taşıyıcı anne bakımını gerçekleştiren klinik bebeğin durumu hakkında da düzenli olarak çifte bilgi verir.

Adım 6 – Bebeğin Gelişi

Son adımda bebeğin doğumu ve bebeğin çiftin bulunduğu ülkeye götürülmesi için gerekli belgelerin temini adımı vardır. Bu adımların her ikisinde de kliniğiniz sizlere gerekli yardımları ve katkıları sağlayacaktır. Kliniğinizde çalışan hukuk danışmanınız ise herhangi bir sorunun ortaya çıkmasını engelleyerek sürecin sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını sağlar. Bu adımı hayatınızın en güzel günlerinden biri olarak hatırlayabilirsiniz.

Taşıyıcı Annelik Hangi Ülkelerde Yasaldır?

Taşıyıcı annelik Türkiye’de yasal olmadığı için, Türkiye’den pek çok çift taşıyıcı annelik hizmeti için yurtdışına seyahat eder. Ülkemizden taşıyıcı annelik hizmeti için en fazla ziyaret edilen ülkeler arasında Kıbrıs ve Gürcistan yer almaktadır. ABD, Güney Afrika ve bazı Avrupa ülkelerinde de taşıyıcı annelik yapmak serbesttir.

PRP Uygulaması Nedir ve Fiyatları Nasıldır?

PRP Uygulaması

PRP ( Platelet Rich  Plazma ) yöntemi ilk 15 yıl önce diş cerrahları tarafından yaşlılara koydukları titanyum implantları ile ortaya çıkmıştır. Tüplerdeki kan birleşenlerine kendini ayırır. 200.000 trombosit ile kanın kırmızı hücrelerden oluşan kısmı öncellikle ayrılır, mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğa bağlı olarak elde edilen bir jeldir. PRP uygulamasını büyük şehirlerde oldukça yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Prp fiyatları İzmir gibi şehirlerde bulunan estetik kliniklerinden de öğrenebilirsiniz.

PRP Amaç Nedir?

PRP tedavilerinde İzmir’deki hastalar kendilerine ait bir serum elde ederler. Bu serum pıhtı hücrelerinden ortalama yoğunlukta mililitreküpte elde edilmektedir. PRP tedavilerinde hücrelerden, yaraları ve dokuların yenilenmesindeki süreçleri başlatmaktadır.

  • PRP ile lazer uygulamaları yapıldıktan sonra derinin kendini hızla yenilemesini sağlamak.
  • Deriye yıllardır giren UV ışınlarından oluşan sonuçlar kırışıklıklar, çöküntüler, esnekliği ve parlaklığınızı yeniden kazanmak.
  • Uzun süre iyileşemeyecek olan yara veya çatlakların zarar gördüğü yerleri kontrol altına almak.
  • Saç dökülmelerini sona erdirir veya saç sağlığının daha güçlü olabilmesi için değişik amaçlarla kullanmak.

PRP Uygulaması Nerelere Yapılmaktadır?

Boyun, dekolte, yüz, ellerin üstleri, bacak içleri saçlar vb cilt ve deri yenilenmesi gereken tüm alanlarda PRP uygulanmaktadır. Kırışıklığı olanlar için PRP otolog trombin bileşiminden oluşmuş olan karışım deri altına yapılır ve bu daha sonra jel haline dönüşmektedir. Jel yoğun bir doku ile iyileşme sürecini başlatır ve etkisini gösterecektir. PRP jel ile hacim kazanılır. Dolgu gibi etki göstermeyecektir. İçerisindeki materyal kişiye ait olduğu için vücutta hiçbir şekilde yan etkisi olmayacaktır.

PRP Tedavi Süresi Nedir?

PRP tedavisi İzmir’de çok uzun bir işlem değildir. Kolay ve pratik bir biçimde uygulanmaktadır. 10 dakika içerisinde PRP ile sonuçlara ulaşabilirsiniz. Seçtiğiniz yerin teknik ve hijyenik olarak her bakımdan uygulanan yöntemler aynı ortamda yapılması gerekmektedir.

PRP ile Etki Ettiğini Ne Kadar Sürede Görebilirim?

Tam olarak etkiyi görebilmek için 3 hafta aralıklar ile 3 enjeksiyon yaptırılması gerekmektedir. İlk yaptırmadan sonra ciltte parlaklık meydana gelecektir. Bu parlaklıktan sonra biraz gerileme olacaktır. Daha sonra ki enjeksiyonlar da cilt tamamen kendini belirgin hale getirecektir.

PRP Yaptırdığımda Acır mı?

PRP tedavisinde kolunuzdan kan alındığındaki acıdan başka bir acı hissetmeyeceksinizdir. Deri altına yapılan işlemlerde deriye hacim kazandırmaktan dolayı daha derine inen uygulamalar da ise cilt kremleri ile acı engellenir.

PRP Kimlere Uygulanmaz?

Kanser hastalarına bu tedavi şekli hiçbir şekilde uygulanmamaktadır.

PRP ile Beklentiler

  • Yıllar boyunca etkisi kalmaktadır.
  • Cildinizi doğal yönden canlandırır ve tekrardan yapılandırır.
  • Kolay ve acısız bir yöntemdir.
  • Derinin tüm işlevlerini tekrar desteklemektedir.
  • Kırışıkları olan ve çizgileri gençleştirmeye yaramaktadır.

İlk tedavi uygulandıktan sonra parlaklık bir görünüm elde edilecektir. Bu daha sonralarında hafifçe gerileyecek daha sonra ki genleştirici etkisi ile yayılacaktır. 3 ila 4 tedaviden sonra 10 ayda bir kez tekrarlanmasından sonra cildinizde uzun bir etki kalacaktır. Gelişen yöntemler ile PRP günümüzde Türkiye’de de fazlası ile yayılmaktadır. PRP fiyatları İzmir gibi büyük şehirlerdeki güzellik merkezlerinden araştırarak ve uygulanan yöntemleri iyice bilerek kararınızı verdiğiniz takdirde gençleşmeye hazır olun. Fiyat aralıkları pahalı olsa da yaptırdığınız takdir de görüntünüze yeniden aşık olacaksınız.

Kanal Tedavisi Nedir?

Kanal Tedavisi

Birçok kişi günümüzde diş ağrısından müzdariptir ve bu ağrıların genelde sebebi kanal tedavisi olabilmektedir. Ankara ilinde birçok ağız ve diş sağlığı kliniklerinde bu tedavi yapılabilmektedir. Kanal tedavisini ilk önce açıklayacak olursak, pulpa üzerinde uygulanan bir tedavi yöntemidir. Pulpanın dışarıdan temizlenemeyecek kadar iltihap kapması kişinin diş rahatsızlığı geçirmesinden, ağrı problemleri yaşamasına, diş etlerinde kızarıklık, şişlik ve derin çürükler gibi neden olan ağrılar kanal tedavisi ile geri de kalmaktadır. Pulpa, diş içerisindeki özdür. Dişin altındaki doku, köklere kadar inen kısımdır. Pulpanın hastalanması diş problemlerinin arasında en önemlilerindendir. Pulpa kanala giden ve dişlerin hayati olan sinirlerin ucunda bulunmaktadır. Kanal tedavisi Ankara kliniklerindeki uzman diş hekimi doktorları bu işlemleri gerçekten profesyonelce yapabilmektedir.

Kanal Tedavisine Sebep Olan Şeyler Nelerdir?

Kanal tedavisine sebep olan şeylerin başında diş bakımının doğru yapılamaması veya diş bakımının yapılmaması başlarda gelir. Çünkü iyi fırçalayamayan, diş ipi ile diş aralarını temizlemeyen, gargara ile tüm ağız içerisindeki bakterleri öldürmeyen dişler, ağız içi çürüklere ve pulpaya kadar iltihaplanır. Diş artık kendini tamamen bitirir. Bu durum da tek uygulanacak tedavi de kanal tedavisidir.

Kanal Tedavisi Nasıl Olur?

Kanal tedavisi, çürük tedavinin biraz daha derinine inilmesidir. Ankara ilinde ise perladent gibi ağız ve diş sağlığı kliniklerinde bu tedavi ağrısız bir şekilde yapılabilmektedir. Kanal tedavisinde öncelikle gerekli muayeneler ve kanal tedavi adımları belirlenmektedir.

kanal tedavisi işlemi

Öncelikle dişler ilk önce temizlenir. Kanal tedavisi yapılacak diş özel bir el aleti ile iyice oyulur. Bu oyma işlemi dişlerdeki çürük olan noktalar için yapılmaktadır. Ardından diğer bir el aletiyle daha derine girilir ve pulpadaki iltihaplar temizlenir. Hastalıklı olan noktalar dişten alınır. İyi temizlenmeyen iltihap olursa yeni çoğalabilir ve tekrardan kanal tedavisi uygulanmak zorunda kalabilir. Tüm sinirler alınıp, iltihaplar ve olumsuz öğeler dişten temizlendikten sonra dolgu ile oyuklar tekrardan kapatılır ve dişler işlevsel haline geri getirilir.

Kanal Tedavisi Yaptırırken Acır mı?

Kanal tedavisinde dişler ilk önce uyuşturucu sprey ile uyuşturulur ardından lokal anestezi iğnesi yapılır. Aksi takdir de sinirlere inildiğinde fazlasıyla acı verir.

Kanal Tedavisi Kaç Seansta Biter?

Bir kanal tedavisinin ne kadar seansta tamamlanacağı Ankara’daki hekimler tarafından dişlere bakılır ve duruma göre plan hazırlanır. Bir çok tedavide önce dişler kanal tedavisi için uygun hale getirilir ve daha sonraki seanslar da kalan adımlar tamamlanarak kanal tedavisi gerçekleştirilir.

Kanal Tedavisi ve Yaş

Kanal tedavisin de yaş yoktur. Çünkü bir dişte kanal problemi olabilmesi için derinleşmesi gerekmektedir. Bu durumda çocuk dişlerinde meydana gelmesi imkansızdır. Fakat çocuklar da yaşanan ve tedavi edilmeyen çürükler ilerleyen zamanlar da kanal tedavi ihtiyacı duyulmaktadır.

Gebelikte Kanal Tedavisi

Gebelikte kanal tedavisi Ankara hizmetinde mutlaka dikkatli olmak gerekmektedir. Annenin kanına karışacak her ila. anneyi fazla strese sokacaktır ve bu durumda bebekte etkilenecektir. Bu nedenle diş tedavileri olması gereken anne adaylar doktorlarına başvurarak diş tedavisi olmayı gözden geçirmelidirler. Genellikle hamileliğin ilk 3 ayında diş tedavisi uygulanmaz. Gebeliğin ilk 3 ayında bebeğin işlevsel organları oluşmaktadır ve gelişmeye başlar. Buna ek olarak gebeliğin son 3 ayında ise annenin karnı büyüdüğünden gerekli müdahale diş koltuğunda rahatlıkla yapılmaz. Bundan dolayı jinekolog izin vermediği sürece sakıncalı bir durum olarak görülmektedir.